KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16209 E., 2011/635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2009 tarih ve 2007/233-2009/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından keşide edilen iki adet çekin karşılıksız çıkmasının ardından alacaklıya ödenerek bankaya iade edildiğini, buna rağmen davacı hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza davası açıldığını ve müvekkilinin mahkumiyetine karar verildiğini, davalının, alacaklı vekili olup mahkumiyet kararının infazı sırasında müvekkilinden 4.000 TL daha tahsil ederek şikayetten vazgeçtiğini, davalının bu şekilde mükerrer şekilde tahsilat yaptığını, fazladan yapılan tahsilatın iadesi için davalı hakkında başlattıkları icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek,
itirazın iptali ile alacağın % 40 ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, 29.04.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah ederek davanın alacak davası olarak görülmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça iddia edilen mükerrer tahsilat ile ilgili olarak belge sunulamadığı, davacı tarafça defter ve kayıtların ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ortağı bulunduğu şirket adına keşide edilen çeklerin bedellerinin mükerrer ödendiği iddiasıyla istirdat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davalı, dava dışı çek alacaklısının vekili olup vekil sıfatıyla tahsilat yaptığını ve tahsil ettiği tutarı ödediğini savunmuştur. Bu itibarla, mahkemece, işbu davanın, çekin alacaklısı dava dışı kişi aleyhine açılması gerektiği ve davacının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı nazara alınarak, bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek red kararı verilmesi doğru değilse de HUMK' m. 438/son gereğince kararın değiştirilen bu gerekçeye göre onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16209, K. 2011/635, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama