KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16349 E., 2012/6688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/06/2010 tarih ve 2009/112-2010/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından 2007/53278 sayılı başvuru ile ''FENTEK'' ibaresinin marka olarak tescili talep edilmiş ise de, talebin bir kısım mal ve hizmetler yönünden reddedilerek kalan mal ve hizmetler yönünden tescilin kabul edildiğini, red kararının dayanağını oluşturan markanın İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2007/126 E. 2007/25 K. sayılı kararı ile hükümsüz kılındığını, davalının bu kararın kesinleşmesini talebe rağmen bekletici mesele yapmadığını, marka başvurusunun derhal yapılmasının sebebinin mahkeme kararının kesinleşmesine kadar geçecek süreçte 3. kişilerce yapılabilecek marka tescil başvurularının bertaraf edilmesi amacını taşıdığını belirterek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markası ile redde dayanak markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin karar tarihindeki koşulları dikkate alarak karar verebileceğini, mahkeme kararının kesinleşmeden dikkate alınamayacağını ve bekletici mesele yapılamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tescil başvurusunun redde dayanak markalar ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, kapsadıkları mal ve hizmetlerin de aynı türde olduğu, 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi şartlarının oluştuğu, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davada verilen kararın henüz kesinleşmeden davalı kurumu bağlamayacağı, bu hususta alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16349, K. 2012/6688, 24 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama