KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16355 E., 2012/13540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2010 tarih ve 2008/330-2010/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 662480 nolu Madrid Protokolü'ne göre uluslararası tescilli, 3 boyutlu çizim markasının 4. ve 34. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından Türkiye'de tescil edilmesi için WIPO nezdinde davalı kuruma başvurduğunu, başvurunun 556 sayılı KHK m. 7/1-a, c bendleri uyarınca nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin daha önce 1999 tarihinde tescil edilen 3 boyutlu şekil markası bulunduğunu, tescile konu işaretin 10 yılı aşkın süreden bu yana Türkiye piyasasında kullanıldığını, malın piyasada sürekli olarak kullanılması ve yoğun reklam çalışmaları ile tescile konu şeklin ayırtedicilik kazandığını, müvekkili ile ilişkilendirilir hale geldiğini belirterek YİDK kararının iptaline, dava konusu şeklin 4. ve 34. sınıflarda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başvuruda yer alan ve sıradan bir çakmak görüntüsünde olan şeklin tescili talep edilen mallar yönünden ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, başvurunun piyasada sıkça rastlanan bir çakmak görüntüsünde olup, 34 sınıfta yer alan çakmaklar için de tanımlayıcı nitelikte bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, marka başvurusundaki işaretin 4. sınıftaki mallar yönünden vasıf bildiren bir şekil olmadığı, ancak 34. sınıftaki mallar yönünden vasıf bildirici nitelikte olup, tescil talep edilen ülke genelinde ayırt ediciliğinin sağlandığına ilişkin kanıya varılamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2008-M-4520 sayılı YİDK kararının 4. sınıf yönünden iptaline, 34. sınıf yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16355, K. 2012/13540, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama