KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16441 E., 2011/568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2007 tarih ve 2006/618-2007/772 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından keşide edilen çekin son olarak müvekkili şirkete ciro edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu çeki tahsil amacıyla yasal sürede muhatap bankaya ibraz ettiğini, ancak davalı keşideci şirketin ödeme yasağı konulmasını istemesi nedeniyle muhatap banka tarafından çek bedelinin ödenmediğini, ödemeden men talimatının yasal nedene dayanmayıp, tamamen şahsi ve keyfi nedenlere dayandığını, dava konusu çeke dayalı olarak yapılan icra takibine itiraz olmayıp takibin kesinleştiğini, karşılıksız çek keşide etmek suçundan yapılan suç duyurusu hakkında ödemeden men yasağı kaldırılmadan şikayet hakkının doğmayacağı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini ileri sürerek, ödemeden men talimatının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının karşılıksız çek keşide etmek suçundan yaptığı suç duyurusu hakkında ödemeden men yasağı kaldırılmadan şikayet hakkının doğmayacağı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi’nce reddedildiği, davacının ödemeden men yasağını kaldırttığı taktirde şikayet hakkını elde edebileceği, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, çeklerin davalının rızası hilafına elinden çıkmadığı, ödemeden men yasağının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ödemeden men talimatının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından keşide edilen çeke konulan ödemeden men talimatının kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı taraf hamili olduğu çekin keşidecisi olan davalının T.T.K’nun 711/3 ncü maddesi uyarınca koydurduğu ödemeden men talimatı nedeni ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı yaptığı şikayetin takipsizlikle sonuçlandığını iddia ederek ödemeden men talimatının kaldırılmasını istemiştir.
3167 sayılı Yasa’nın 16. maddesinde “çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı ihtiyati tedbir kararı veya ödeme yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde ihtiyati tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğacağı” belirtilmiştir.
Maddede düzenlenen şikayet hakkının kullanılmasına engel olan ihtiyati tedbir veya ödeme yasağı kararlarının mahkemece verilmesi halinde şikayet hakkının kullanılmasını engelleyeceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda ise çek üzerine konulan ödeme yasağı bir mahkeme kararına dayalı olmayıp, davalı keşideci tarafından T.T.K’nun 711/son maddesi uyarınca verilen ödemeden men talimatına dayalı olduğundan karşılıksız çek keşidesi nedeni ile yapılacak şikayet hakkını engelleyici etkisi bulunmamaktadır.
(Dairemizin yerleşik uygulamaları bu yönde olup 07.07.2008 tarih, 2007/7242 E. 2008/9057 K. sayılı ilamında da bu husus. “…mahkemece verilecek ihtiyati tedbir ya da ödeme yasağı kararı ceza davasının açılmasına engel teşkil edecek olup, davacının maddi hukuktan kaynaklanan bir talep hakkının bulunmadığı, kaldı ki keşideci tarafından verilen ödemeden men talimatının tek başına şikayet hakkının kullanılmasında engel teşkil etmeyeceği, buna karşın hamilin böyle bir dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir”.
Şeklinde açıklanmıştır. Yargıtay 10.Ceza Dairesi’nin uygulanmaları da bu yöndedir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 29.11.2010 tarih ve 2010/33477E. 2010/24781K. sayılı ilamı). O halde, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16441, K. 2011/568, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama