KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16444 E., 2011/500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 tarih ve 2005/435-2007/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı .....ve .....vekili ve davacı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’nun sürücü, diğer davalıların maliki olduğu halk otobüsünün yayaya çarpması sonucu ölümüne neden olduğunu, bu kişinin mirasçılarının açtığı dava sonucu müvekkilinin tazminat ödediğini, işletme sözleşmeleri ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Sözleşmesi Özel Halk Otobüsleri Yönetmeliğinin 23. maddesi uyarınca 431.225.01 YTL’nin ödeme günü olan 06.10.2005 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, aracın davacının teknik ve idari kontrolünde çalıştığını, kazanın fren patlaması sonucu meydana geldiğini, davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddine istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalıların malik ve sürücüsü bulunduğu otobüsün davacı ile yapılan sözleşme ile toplu taşımada kullanıldığı, bu aracın aslında 1984 model olmasına rağmen tescil belgesi ve davacının verdiği uygunluk belgesinde 1993 model gösterildiği, davacının şartnameye uygunluğu denetlerken gerekli dikkati göstermediği, önceki durumunu incelemediği, fren sistemi ve diğer teknik donanımı yeterli kontrol etmediği, 15 yaşını doldurmuş otobüse uygunluk tespit belgesi verdiği, davacının işleten sayıldığı, kazanın oluşumunda %25 fren arızasının neden olduğu,
davacının bu oran üzerinden sorumluluğunun bulunduğu, malik ve sürücülerin de periyodik bakımları gereği gibi yaptırmadan aracı taşımada kullandıkları, fren tertibatının eksikliğinden ayrıca sorumlu bulundukları, sürücü davalının eğimli yolda içi yolcu dolan eski aracıyla hızını ayarlayamadığı, dikkatli ve tedbirli gitmediği, motor freni ve vites küçültme yoluyla aracı durdurmaya çalışmadığı, bu yönüyle kusurunun bulunduğu,
davacının ödediği tazminatın %25’ini davalı sürücüden %37,5 oranında davalı maliklerden tahsil edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 161.709.38 YTL tazminatın davalılar ... ile ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 107.806.25 YTL’nin diğer davalıdan alınmasına karar verilmiştir. ../..
Kararı, davalı ... ile davacı ve diğer davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı ...’na 26.05.2008 günü tebliğ edilmiş ve hüküm gerek HUMK.nun 432 nci maddesinde yazılı süre gerekse katılım yoluyla temyiz etme süresi geçirildikten sonra 27.06.2008 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı ...’nun temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı ile diğer davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, ölümlü trafik kazası sonucu ödenen tazminatın araç işletme sözleşmesi uyarınca rucuan tazminine ilişkindir. Ancak, davacının tazminat ödemesine neden olan kazayı yapan aracın yarı oranında maliki bulunan işleten davalıların, bu araçlarında diğer davalı sürücüyü çalıştırdıkları, BK'nun 55 ve taraflar arasındaki işletme sözleşmesinin 9. maddeleri uyarınca onun eylemlerinden de sorumlu oldukları dikkate alınıp, bu davalının kusuruna isabet eden tazminattan da müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16444, K. 2011/500, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama