KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16504 E., 2011/3990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 gün ve 2008/43-2008/505 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.09.2010 gün ve 2009/3187-2010/9245 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife ait hisseyi devir yoluyla almış olmasına rağmen ortaklık kaydının yapılmaması nedeniyle açtığı dava sonucu ortak olduğunun tespitine karar verildiğini, ortaklığın tespitine yönelik davanın devamı süresince akçalı yükümlülüklerini yerine getirmesi engellenmiş olan müvekkilinin bu tespit kararı kesinleştikten sonra geçmişe dönük olarak aidatlardan gecikme faiziyle birlikte sorumlu tutulmasının yasal olmadığını ileri sürerek, 24.10.2007 tarihli ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borçlarını ödemesi için çıkartılan ihtarlara riayet etmediğini, ihraç kararının yasal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ortaklığın tespitine ilişkin olarak açılan davanın devamı süresince ortaklık hak ve yükümlülüklerinin askıda olduğu, davacının geriye dönük olarak aidatları faizsiz olarak ödemek istemesinin eşitlik kuralıyla bağdaşmayacağı, dava süresince aidatların kooperatif tarafından kabul edilmediği iddiasını ileri süren davacının tevdi mahali tayini suretiyle aidatları ödemesinin mümkün olduğu halde bu yasal imkanı da kullanmadığı, bu nedenle faizli tutar üzerinden davacı ortağın akçalı yükümlülüklerini yerine getirmesi için çıkartılan ihtarların ve ihracına ilişkin kararın usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2010 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, ortaklıktan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu ihraç kararı davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınmıştır.
Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 14 ncü maddesinde ortaklıktan çıkarmanın yönetim kurulu kararı ile alınabileceği düzenlenmiştir. Anasözleşmenin 45 nci maddesinde yönetim kurulu toplantısının en az yarıdan fazla üyenin katılmasıyla yapılacağı ve kararların toplantıda bulunanların çoğunluğu ile verileceği belirtilmiştir.
Davalı kooperatif yönetim kurulu 3 üyeden oluşmaktadır. Bu durumda anasözleşme hükmüne göre yönetim kurulu toplantısının 3 üyenin de katılımıyla yapılması, kararların ise toplantıda bulunanların çoğunluğuyla verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda ise ihraç kararının alındığı 24.10.2007 günlü yönetim kurulu toplantısının 2 üyenin katılımıyla yapıldığı, kararın da bu şekilde alındığı anlaşılmıştır.Buna göre, yönetim kurulunun anasözleşmenin öngördüğü toplantı yeter sayısıyla toplanmadığı anlaşıldığından alınan karar geçerli bulunmamaktadır.
Davacı hakkındaki ihraç kararının geçerli bir şekilde alınmadığı anlaşıldığından ihraç kararının yerinde olup olmadığı hususu incelenmeden ihraç kararının bu nedenle geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu husus gözönüne alınmaksızın ihraç işleminin esasına girilerek yapılan yargılama sonunda verilen ihraç kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin sözkonusu onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan nedenle bozulmasına, bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16504, K. 2011/3990, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama