KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16549 E., 2011/3983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 gün ve 2008/413-2008/550 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.10.2010 gün ve 2009/4159-2010/10072 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kooperatifte iki farklı üyelik bulunduğunu, bunların villa ve çok katlı konut ortaklığı olarak adlandırıldığını, davalı kooperatifin 14.06.2008 tarihli genel kurul toplantısında villa ve çok katlı ortakların paylarının oranlarının belirlendiğini ve bu oran dahilinde yapılacak konutların yerleşiminin karara bağlandığını, bu konuya dair raporların genel kurulun yapıldığı gün ortakların incelemesine sunulduğunu, genel kurula katılmayanların raporları inceleyemediklerini,
alınan genel kurul kararı ile çok katlı konut için ortak alanlara tahsisi gereken toplam arsanın (3.417) m2 azaltılarak fazlasının villa tipi konutlara bırakıldığını, bu kararın yasaya anasözleşmeye, iyiniyet kurallarına, eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, 14.06.2008 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulun 14.06.2008 tarihinde yapıldığını, davanın 15.07.2008 tarihinde açıldığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53/1. maddesi uyarınca 1 aylık süre geçtikten sonra davanın açıldığını, ayrıca aynı madde hükmünce toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçiren ortağın dava açma hakkının bulunduğunu, davacılardan ...'nın genel kurula katılmadığı halde dava açmasının yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, esas yönünden de davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16549, K. 2011/3983, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama