KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16582 E., 2012/6135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2010 tarih ve 2009/13-2010/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "cıtı & cıtı" ve "sıx & cıtı" markalarının 10, 25 ve 28. sınıfta tescilli olduğunu, 10.04.2007 tarihinde "citi&citi şekil" ibareli markanın 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıflarda tescili için yapılan marka tescil başvurusunun 30, 35 ve 43. sınıf mal ve hizmetler bakımından Resmî Marka Bülteni'nde ilânını müteakip davalı şirketin itirazı üzerine Markalar Dairesi tarafından marka başvurusunun reddedildiğini, müvekkilinin ret kararının kaldırılması amacıyla gerçekleştirdiği itirazın nihaî olarak TPE YİDK tarafından reddedildiğini,
müvekkilinin başvurusu konusu işaret ile davalı markaların iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olmadıkları gibi, kapsamlarında yer alan ürün ve hizmetlerin de farklı olduğunu, müvekkilinin önceden adına tescilli bulunan markaların serisi niteliğinde yeni marka tescilleri yaptırmak istediğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının başvuru konusu olan "citi&citi şekil" ibaresi ile redde mesnet alınan davalı şirkete ait "citi" ibareli markanın iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin bankacılık ve finans kuruluşu alanında birçok ülkede ticarî faaliyette bulunduğunu, cıtı, cıtıbank, cıtıgroup ibareli markalarının olduğunu, davacının müvekkilinin itibarlı ve tanınmışlık düzeyi yüksek seviyede olan markasını aynı yazım biçimini de içerecek şekilde marka olarak tescil ettirmesinin müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yararlanma sağlayacağı gibi, onun itibar ve ayırtedici karakterine de zarar vereceğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı Başvurusu ile davalı markası arasındaki benzerlik nedeniyle davacının davalı markasından haksız yararlanma sağlayabileceği, davalının reklam gücünden faydalanabileceği, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi gereği davalının davacı başvurusunun tescilini engelleme olanağının bulunduğu, marka başvurusundaki işaretin davacının seri markalarındaki işaret ile benzer olmadığı, davacının iyiniyetli de olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16582, K. 2012/6135, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama