KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2015 E., 2011/10943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2009 tarih ve 2007/257-2009/653 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan fiberoptik kablonun melen içme suyu projesinin alt yapı çalışmaları sırasında davalı tarafından koparıldığını, müvekkilinin sigortalısına ödeme yaptığını ve haklarına halef olduğunu ileri sürerek 24.623,59.TL'nin reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı kablolarda hasarın kazı çalışması sırasında meydana geldiğini, müvekkilinin üstlendiği işte kazı çalışması olmadığını, müvekkilinin asıl yüklenici Aslim Alarko San. Tic. A.Ş. ile yaplan sözleşme gereği hattaki bir kısım tahliye ve vantuz yapılarının betonarme imalatını yaptığını, betonarme imalatı dışında tüm kazı ve dolguların müvekkilinin taahhüdü dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen 14.06.2002 tarihli sözleşme uyarınca, davalının betonarme inşaat işlerinin yapımını üstlendiği, davalının üstlendiği işler arasında kazı işlerinin bulunmadığı, davalının dava dışı yüklenici şirkete sunduğu 18.06.2002 tarihli yazıda üstlendiği işte kullanacağı iş makineleri listesinde kazı yapabilecek iş makinesinin bulunmadığı, ayrıca davalı ile dava dışı firma arasında bağıtlanan 26 adet hakediş içeriğinde kazı imalatının yer almadığı, davalının eylemi sonucu kabloların koptuğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, montaj all risks sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Melen içme suyu projesinin davadışı DSİ tarafından yine davadışı Alsim-Alarko T.A.Ş.'ye ihale sonucu verildiği ve aralarında sözleşme yapıldığı, tahliye yapısı inşaatı kazı işlerinin Alsim-Alarko T.A.Ş. tarafından 04.10.2003 tarihinde tamamlandığı, davalının ise tahliye yapısının beton işlerine 05.10.2003 tarihinde başladığı belirlenmiştir.
04.09.2006 tarihli hasar tutanağına göre, fiberoptik kabloların muhtelif bölümlerinden koparılmak suretiyle altyapı ile birlikte hasar verildiği anlaşılmıştır. Kazı çalışmasının 04.10.2003 tarihinde tamamlandığı kabul edildiği takdirde, davalının işe başlamasından yaklaşık 3 yıl sonra fiberoptik kabloların kopmasının 04.10.2003 tarihinde tamamlanan kazı çalışması sonucu olduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Davacının iddiası ve davalının yaptığı işin "alt yapı" çalışması niteliğinde olması, işin niteliği gereği zeminin altında çalışma yapılması gerekmesine göre, her ne kadar karara dayanak yapılan ikinci bilirkişi İnşaat Mühendisinin sözleşme ve hakedişlerde bu şekilde bir kazı çalışması olmadığını belirttiği anlaşılmışsa da, ilk bilirkişi heyeti raporunda tahliye ve vantuz odalarının yapımının doğası gereği kazı yapılmamasının imkansız olduğu belirtilmesine göre, davalının yaptığı için niteliği ve doğası gereği kazı çalışmasını gerektirip gerektirmediği,
yine kabloların kopmasının sadece kazı sonucu meydana gelip gelmeyeceğinin araştırılması ve raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde denetime elverişli, konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken iki rapor arasındaki bu çelişki giderilmeden ikinci rapora dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2015, K. 2011/10943, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama