KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2020 E., 2011/16647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2009 tarih ve 2008/309-2009/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti.
Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 06.12.2011 gününde davalı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacılar vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin anapara borçlarını ödemelerine rağmen davalının anapara borcunun ödenmediği iddiasıyla fazla alacak talebinde bulunduğunu, bu nedenle müvekkilleri tarafından gerçek borçla ilgili ödeme yapılarak ihtilafın sonlandırılamadığını ve davalının borç ödenmediği gerekçesiyle müvekkili şirket temsilcilerine yurtdışına çıkış yasağı getirdiğini, bu karar sonucu müvekkili şirketin ekonomik olarak zarar gördüğünü, şirket temsilcilerinin ise manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, müvekkili şirket bakımından 250.000 YTL maddi, müvekkilleri gerçek şahısların her biri için ise 25.000 YTL manevi olmak üzere toplam 300.000 YTL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmanın idari yargının görev alanına girdiğini, davacıların kredi borçlarını ödemediklerini, müvekkili bankanın yasa ile kendisine tanınan yetkiyi kullanarak uygulattığı yurt dışına çıkış yasağından kaynaklandığı iddia olunan davacı zararından sorumlu olmadığını, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin haksız bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yasa hükmünü uyguladığı, bu nedenle herhangi bir tazminatla sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2020, K. 2011/16647, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama