KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2028 E., 2010/6370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2008 gün ve 2007/192 - 2008/88 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.11.2009 gün ve 2008/6901 - 2009/12102 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına 14.02.2000 tarihinden itibaren tescilli olan “perfumum d&p” isimli markanın tescil tarihinden itibaren fiilen de kullanıldığını, davalının ise 08.03.2005 tarihinde “Bargello” ibareli markasını tescil ettirdiğini, davalı şirkete ait markanın tescil edildiği şekilde kullanıldığı takdirde herhangi bir iltibasa yol açmadığını, ancak söz konusu markanın davalı tarafından tescilli halinin dışında müvekkiline ait markaya benzer şekilde kullanıldığını ve mağaza konseptinin de müvekkilinin kendi mağazalarında kullandığı konsept ile neredeyse aynı olduğunu,
bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açacağını ileri sürerek, davalının müvekkili şirketin marka hakkına yaptığı tecavüzün önlenmesine ve bu nedenle müvekkili şirketin uğradığı zarar karşılığı şimdilik 10.000 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait “Bargello Perfumum” markası ile davacıya ait “d&p perfumum” markası arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin usulüne uygun olarak tescil ettirdiği markasını yasaya ve dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullandığını, davacının emtiasıyla, faaliyetleriyle, işletme konseptiyle iltibas yaratılmadığını, ortada markaya tecavüz veya haksız rekabete ilişkin müvekkiline atfedilecek bir davranışın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının fiili kullanımının adına tescilli markanın kullanımı olarak nitelendirilmesi gerektiği, davalının mağaza konseptinin de davacının mağaza konseptini ihlal eder nitelikte bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.11.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2028, K. 2010/6370, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama