KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2037 E., 2012/1466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2009 tarih ve 2008/313-2009/293 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.02.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı TPE vekili duruşmaya gelmedi, duruşmada hazır bulunan avukatlar dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin geleneksel zeytinyağı ve yan ürünleri üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, "Adatepe+Şekil" ibareli markasının 03, 29 ve 30. sınıf emtialarda kullanılmak üzere tescilli bulunduğunu, şeklin kadın resmi figüründen oluştuğunu, davalı gerçek kişinin aynı emtialarda kullanılmak üzere "..." ibaresini marka olarak adına tescil ettirmek için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkilinin mübadele sonucu Türkiye'yi terk eden "..." isimli bir Rum güzelinin yöresel efsanesinden etkilenerek bu ibareyi uzun süreden beri marka olarak kullandığını, bunu bilinir hale getirdiğini, tescilli "Adatepe" markasıyla özdeşleştirdiğini,
davalı başvurucunun da aynı yerde yaşadığını, durumu bildiğini, başvurusunun kötüniyet içerdiğini, karışıklığa neden olacağı yönündeki itirazlarının kabul edilmediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkilinin tescillini istediği marka ile davacı markası arasında hiçbir benzerliğin olmadığını, iddiaların yerinde bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların aynı yerde aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, davacı markasının kadın resmi ve "Adatepe" ibaresinden oluştuğu, 03, 29 ve 30. sınıf emtiaları kapsadığı, davacının ayrıca faaliyetlerinde "..." ismini kullandığı, esasen markasındaki kadın resmi ile "..." isminin özdeş bulunduğu, Türkiye'de yayın yapan birçok gazete ve dergide reklam ve haberlerin çıktığı, davacının "..." ismini kendisine bağladığı, bu isim duyulduğunda davacının ve hatta kadın resmi olan markasının hatırlandığı,
markalar arasında benzerlik olmasa da davalının aynı alanda faaliyet gösteren davalının "..." ismini kullanmasıyla davacının "..." isimli kadına ait olduğu yaygın şekilde kabul edilen resmi içeren markasıyla ortalama alıcıların bağlantı kurabileceği, davacının markası kapsamında ürünler ile davalı gerçek kişinin başvuru konusu markanın kapsamında bulunan 3/1, 29/1, 2, 3, 5, 7, 9 ve 30/9-13 sınıf ürünlerin aynı türden oldukları, ayrıca davalı gerçek kişinin kötüniyetli şekilde tescil talebinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2037, K. 2012/1466, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama