KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2050 E., 2012/1637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/09/2009 tarih ve 2008/111-2009/343 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.02.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket müdürü olan davalı tarafından şirketin kayıtlarının düzgün tutulmadığı, olması gereken miktarda alacağının, stoğunun ve parasının kayıtlarında, deposunda ve bankada bulunmadığını, davalının şirket kazançlarını kendi nam ve hesabına aktardığını ileri sürerek, şimdilik (20.000) TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın varsayımlara dayandığını ve haksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporunda dayanılarak, davacı şirketin (1.058.715,61) TL kayıt dışı mal sattığı, resmi satışlarının (1.103.147,49) TL olduğu, faturasız satışlar nedeniyle davacının zararının (172.619,28) TL, stok mal satışından doğan zararının (118.385,96) TL toplam kayıt dışı satıştan kaynaklanan zararının (291.005,24) TL olduğu, resmi satışlardan doğan net kâr farkının (138.257,69) TL olarak hesaplandığı, dolayısıyla davacı şirketin toplam zararının (429.262,93) TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ispat yükümlülüğü kendisinde olan davalı tarafından, davacı şirket defterlerine yansımayan kayıt dışı satışlardan gelen paranın, yine şirket adına harcandığının veya hesaplarda bulunduğunun kanıtlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
1.188,00 H · 270,00 PH · 918,00 BK-24.02.2012 - SK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2050, K. 2012/1637, 9 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama