KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2153 E., 2011/12553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2009 tarih ve 2009/463-2009/636 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.11.1999 tarihinde davalı Egebanak A.Ş. Yeşilyurt Şubesinde (20.000) USD tutarında hesap açtırdığını, şube müdürü tarafından yapılan yönlendirme ve iknalar sonucunda parasının off shore hesabına aktarılmasına izin verdiğini, ancak, müvekkilinin muhatabının davalı banka olup Egebank Offshore Ltd. olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (10.000) USD' nin fiili tahsil tarihindeki TL karşılığının 22.12.1999 tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile Egebank Offshore Ltd.' in tamamen ayrı tüzel kişiliklere sahip olup, aralarında hukuki veya organik bir bağ bulunmadığını, taraflar arasında dava konusu işlemle ilgili olarak vekalet ilişkisi kurulmadığını bu nedenle müvekkili bankanın vekil olarak sorumluluğundan söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Egebank A.Ş. Yeşilyurt Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, Egebank Offshore Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, ilk verilen kararda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiş, Dairemizin 22.04.2008 tarihli kararı ile gerekçesi açıklandığı üzere davalı banka aleyhine açılan ve bu aşamada dinlenme koşulu bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu olayda, her ne kadar davacının davalı bankada bulunan parasının Egebank Offshore Ltd. Şti’ne havale edilmesi talimatı verdiği sabit ise de, Dairemize intikal
eden dosyalardan Egebank yetkililerinin müşterileri kandırarak ve bankayı vasıta kılmak suretiyle paraları Off Shore hesabına kanalize etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı ve yine Egebank Off Shore Ltd.Şti.’nin (Kıbrıs’ta mukim) herhangi bir mal varlığı olmadığı anlaşıldığından bozma kararında belirtildiği gibi davanın dinlenilme koşullarının bu aşamada bulunmadığının kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece öncelikle ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve bilahare de davacının talebi içinde kendisine ait paranın Off Shore'a gönderilmeyip davalı bankada kaldığı, bankanın da mevduattan sorumlu olduğu iddiası bulunduğundan ve dosyada alınan bilirkişi raporunda davaya konu 20.000 USD’nin Egebank bünyesinde ve kullanımında kaldığı tespit edildiğinden, davaya bu kapsamda bakılarak davalı bankanın Bankalar Kanunu ve TTK hükümleri gereğince davacı zararından sorumlu olup olmadığı hususu incelenerek, neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2153, K. 2011/12553, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama