KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/22 E., 2011/7468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Batman Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2009 tarih ve 2009/570-2009/905 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kazanılan ihale sonucu davalıya taşıma hizmeti verdiğini, sözleşmede akaryakıt bedelinin davalı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, ancak akaryakıta ilişkin KDV’nin kime ait olacağına yönelik açıklama olmadığını,davalının 20 yıldan beri bu bedeli KDV ile ödediğini, bunu bilerek müvekkilinin sözleşmeyi imzaladığını, 2001-2002 yılı sözleşme bitiminden sonra davalı müfettişlerinin yaptığı inceleme sonucu bu uygulamanın yanlış olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle müvekkiline ödenen KDV karşılıklarının 2 yıl geriye yürütülerek istihkaklarından kesinti yapıldığını, yapılan işlemin yerinde olmadığını ileri sürerek, şimdilik 6.000.00 YTL nin hakkın doğumu olan tarihten itibaren en yüksek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşme uyarınca davacının müvekkiline taşıma hizmeti verdiğini, anılan sözleşmenin 11 nci maddesi uyarınca ödenecek tüm vergilerin davacının sorumluluğunda olduğunu, buna rağmen ibraz ettiği KDV’li faturalara tekrar KDV ilave edilerek ödeme yapıldığını, fazla ödemenin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, sözleşme uyarınca davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği, faturalar düzenleyerek hizmet bedelini aldığı, bu faturalarda akaryakıt bedelinin de gösterildiği, uyuşmazlığın bu akaryakıt bedeline KDV uygulanmasının gerekip gerekmediğinden kaynaklandığı,davalı müfettişlerinin düzenlediği rapora göre faturalarda akaryakıt birim fiyatlarının KDV dahil edilerek yazılmasından sonra en son aşamada tekrar KDV uygulamasının mükerrer KDV ödenmesine neden olduğunun açıklandığı,
oysa benzer dosyada alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacının hizmet karşılığı düzenlediği faturadaki KDV ile hizmet faturasındaki KDV’nin vergiyi doğuran olaylar nedeniyle mükerrer vergilendirme olmadığının açıklandığı, faizin davacının ödemede bulunduğu 30.01.2004 tarihinden itibaren başlaması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.028 TL'nını 30.01.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/22, K. 2011/7468, 20 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama