KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/25 E., 2011/7448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/07/2009 tarih ve 2007/300-2009/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kuruma taşıma hizmeti verdiğini, sözleşmede akaryakıt bedelinin davalı ortaklık tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, ancak akaryakıta ilişkin KDV’nin hangi tarafa ait olacağı yönünde açıklık bulunmadığını, davalının 20 yıla yakın bir süreden beri bu bedeli KDV ile ödediğini, bunu bilerek müvekkilinin sözleşmeyi imzaladığını, 2001-2002 dönemi sözleşme bitiminden sonra davalı müfettişlerinin uygulamanın hatalı bulunduğunu rapor etmeleri üzerine müvekkiline ödenen KDV karşılıklarının 2 yıl geriye yürütülmek suretiyle istihkaklarından kesinti yapıldığını, yapılan işlemin yerinde olmadığını ileri sürerek, 4.195,00 TL’nin hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin 11.maddesi gereğince vergi ve resimlerin taşıyıcı tarafından ödeneceğinin açık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre davacının hizmet karşılığı düzenlediği faturadaki KDV ile hizmet faturasındaki KDV'nin vergiyi doğuran olayların farklı olması nedeniyle mükerrer KDV tahsilinden söz edilemeyeceği, davalı kurumca davacının istihkakından 31/01/2003 ve 28/02/2003 tarihli faturalarla yapılan kesintinin haksız olduğu gerekçesiyle davacının iş bu davasını ilk olarak 11/04/2003 tarihinde İdari Yargı yerine açtığı dikkate alındığında davalının bu tarihte temerrüde düştüğü kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/25, K. 2011/7448, 20 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama