KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/222 E., 2011/7761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.10.2009 tarih ve 2007/743 - 2009/1502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın Kocaeli şubesinde mevduat hesabının bulunduğunu, bu hesaptan 22/04/2007 tarihinde müvekkilinin bilgisi ve muvafakati bulunmaksızın aynı bankanın Ümraniye şubesinde ... adlı davalının hesabına 5.800,00 TL'nin aktarıldığını, davacı şirket yetkilisinin 23/04/2007 günü şirkete ait hesabı ile ilgili internet üzerinden işlem yapmak istediğinde bunu başaramadığını, sorunu öğrenmek için davalı bankayı aradığını ve şifrenin birkaç kez yanlış girilmesi nedeniyle bloke olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin paranın aktarıldığı ... adlı kişiyi tanımadığını,
hesaplarına kendi izin ve rızaları dışında bankanın güvenlik sistemindeki zaafiyeti nedeniyle girildiğini ileri sürerek 5.800,00 TL'nın 22/04/2007 tarihinden itibaren en yüksek oranda faizle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, olayın müvekkili bankanın bilgisayar sisteminden kaynaklanan bir hata ya da aksaklıktan doğmadığını, müvekkili tarafından tüm güvenlik önlemlerinin alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...'a tebligat yapılamamıştır. Mahkemece, davacının, davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Kocaeli şubesindeki hesabından isteği ve bilgisi dışında internet bankacılığı aracılığı ile aynı bankanın Ümraniye şubesindeki ... hesabına 5.800,00 TL'nın havale edildiği, bir güven kurumu olan bankanın, mevduatlarını sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olup, bu konuda
objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu olmaları ve hiçbir gerekçe ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacakları, davalı bankanın internet bankacılığında kullanılan erişim mekanizmasını daha güvenli hale getirecek teknolojileri kullanması ile bu tür sahtecilik problemlerinin önlenmesinin mümkün olabileceği, davalı bankanın buna yönelik önlemleri almadığı ve hafif kusurunun bulunduğu, bu nedenle davacının zararından sorumlu olduğu, davacının kendi eylem ve işlemleri ile olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği ispatlanamadığından davacının müterafik kusurunun kabulünün mümkün olmadığı,
davacı vekilinin diğer davalı ... hakkındaki davayı takip etmediği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka aleyhine açılan davanın kabulüne, 5.800 TL'nın 22.04.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/222, K. 2011/7761, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama