KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2398 E., 2010/2867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2006 tarih ve 2005/1080-2008/794 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup davalı şirketin ise yüklenici firma olduğunu, 29.08.1999 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında yüklenici firmaya olan borçtan dolayı her ortağın 2.988.000.000 TL’lik bono düzenleyip kooperatife vermesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu karar uyarınca bonoyu düzenleyip davalı kooperatife verdiğini, kooperatifin de ciro ile davalı şirkete devrettiğini, davalı şirketin bonoya dayalı olarak yaptığı takip neticesinde bono bedelini ödemek zorunda kaldığını,
davalı kooperatifin diğer davalı aleyhine Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı dava ile kesin hesabın iptaline karar verildiğini, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, senedin dayanağı olan hak edişin iptal edilmesi nedeniyle senedin dayanaksız kaldığını ileri sürerek, dava konusu bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına ödenen tutarın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı Kooperatif, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından genel kurul kararının iptali için açılan davanın takipsiz bırakıldığı, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2000/169 E. sayılı dosyasında davalı kooperatifin ödemelerinin 454,906.337.706 TL olduğu, yapılan iş bedeli 440.309.840.677 TL olup kooperatifin 14.596.497.000 TL fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle kesin hesabın iptaline karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının izleyeceği yolun davalı kooperatif aleyhine sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası açmak olduğu,
davacının kooperatifin alacağını üye sıfatıyla tahsil etme yetkisi bulunmadığı, senetten doğan borcunu kooperatif alacağından mahsup etmesinin mümkün olmadığı, dava konusu senet, iptali sağlanmayan genel kurul kararı uyarınca verildiği için kooperatife borcun devam ettiği, senedin karşılıksız kaldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2398, K. 2010/2867, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama