KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/245 E., 2011/9040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2008 tarih ve 2007/383-2008/415 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan iş makinesinin, 01.03.2007 tarihinde operatör ...'un sevk ve idaresinde gemi ambarında çalıştığını, polipin malı (hurdayı) yukarıya doğru kaldırdığı esnada hurdanın arkasından fırlayan çelik halatın iş makinesine çarptığını ve makinenin hasarlanmasına yol açtığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davaya konu hasarın davalıya ait limanda meydana geldiğini ve zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 7.759 TL'nin 01.08.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasara neden olan olay ile müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kazanın meydana geldiği liman işletmesinin davalıya ait olduğu, buradaki yükleme ve tahliye işlerinin başka bir şirkete alt işveren olarak gördürüldüğü, alt işveren şirketin çalışanlarının kusurlu davranışlarıyla neden oldukları zarardan alt işveren ile birlikte asıl işveren olan davalı şirketin de müteselsilen sorumlu olduğu, asıl işverenle alt işveren arasında akdedilen ve asıl işverenin sorumlu olmadığına dair hüküm içeren sözleşmenin 3. şahıslara karşı ileri sürülemeyeceği, ancak taraflara rücu hakkı verebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.759 TL tazminatın 01.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
#######
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/245, K. 2011/9040, 19 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama