KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2460 E., 2010/2868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.05.2008 tarih ve 2006/140 - 2008/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatifin ortağı olup, 18.08.2002 tarihli genel kurulun 11. maddesi uyarınca müteahhit firmaya olan borcun 15.11.2002 tarihine kadar ödenmesine karar verildiğini, 25.9.2002 tarihli yönetim kurulu kararı uyarınca 12.000,00.YTL ödediğini, ancak diğer ortakların borcunu ödememesi sebebiyle dava dışı ... İnşaat Ltd.Şti’nin kooperatif aleyhine icra takibi yaptığını, takibe itiraz edilmesi üzerine açılan davada takibin 352.000,00 YTL asıl alacak ve 64.454,95.
YTL faiz yönünden devamına karar verildiğini, bu karar üzerine kooperatif ile müteahhit firma arasında 21.12.2005 tarihli protokol düzenlendiğini, talep edilen 14.500,00YTL’yi 20.01.2006 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, bu ödemeyi adına tahsis edilen daire üzerindeki haczin kaldırılması, tapudan ferağ alabilmek amacı ile yaptığını, gerçekte kooperatife borcunun bulunmadığını, inşaatın tamamlanabilmesi için ve tapuları alabilmek içinde 4.000,00.
YTL daha ödediğini ileri sürerek, toplam 18.500,00YTL’nin 21.02.2006 temerrüt tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatifin müteahhit ile olan uyuşmazlığı nedeniyle müteahhit ile anlaşmaya gidildiğini, dava kaybedildikten sonra sözleşmeye göre her ortağın hissesine düşen miktarı ödediğini, davacının bu ödemeyi geri isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatifin tasfiye süresince doğan tüm borçlarından kooperatif anasözleşmesine ve 1163 sayılı Yasa’nın 23. maddesine göre tüm kooperatif ortaklarının eşit olarak sorumlu olduğu, davacının yapmış olduğu tüm ödemelerin bilirkişi raporunda karşılaştırıldığı gibi diğer üyeler ile aynı olduğu, kooperatif ortakları arasında ayrıcalık yaratılmadığı, bilirkişi raporunda davacının erken ödemesi nedeniyle faiz hesabı yapılmış ise de gerek anasözleşmede, gerek genel kurul kararlarında erken ödeme halinde ortağa ödeme yapılacağı konusunda herhangi bir taahhütte bulunulmadığı,
bu konuda kooperatifin sorumluluğu olmadığı, davalı kooperatifin erken ödeme nedeniyle faizden sorumlu tutulamayacağı, davacının ortak olarak fazla ödemesinin bulunmadığı, herhangi bir zararının oluşmadığı, 14.500,00YTL’lik ödemesinin kooperatif ile yüklenici müteahhit arasında yapılan 21.12.2005 tarihli protokole uygun olduğu, söz konusu miktarın diğer kooperatif ortakları arsında arasında eşitlik dengesi sağlanarak belirlendiği, davacının parayı isteyemeyeceği, davacı hesaplamalar sonucunda 4.000,00 YTL fazladan ödediğini iddia etmiş ise de bu konuda yazılı bir belge ve delil ibraz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2460, K. 2010/2868, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama