KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2462 E., 2010/2882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2008 tarih ve 2006/185 - 2008/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin amacını gerçekleştirerek tasfiye kararı aldığını, Ancak 86 ve 88 nolu parsellerdeki arsaların ortaklara devrinin sağlanmasından sonra tasfiyenin tamamlanacağını, davet edilmelerine rağmen davalıların tapu sicil müdürlüğünde işlem yapmaya yanaşmadıklarını, bu nedenle tasfiye sürecinin uzadığını, bu süreç içerisinde oluşan masraflardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 3.078,55 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, tasfiyenin uzamasına müvekkillerinin neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların davet edilmelerine rağmen tapuda işlem yapmaya yanaşmadıkları, bu nedenle tasfiye işlemlerinin tamamlanamadığı, tasfiye sürecinin uzaması nedeniyle oluşan masraflardan davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, tasfiye halinde bulunan kooperatifin tasfiye işlemlerinin davalıların eylemleri nedeniyle tamamlanamadığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkili kooperatifin tasfiye halinde olduğunu, tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için kooperatif üzerine kayıtlı iki taşınmazın ortaklara satışına genel kurulca karar verildiğini, ancak davalıların tapuda işlem yapmaya yanaşmamaları nedeniyle tasfiye işlemlerinin uzadığını, bu nedenle kooperatifin zarara uğradığını iddia etmiş, mahkemece davacı vekilinin bu iddiaları sabit görülerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, tarafların iddia ve savunmaları bakımından karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zira 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 83. maddesine göre değerlendirme yapılmamış, sadece davaya konu bu iki taşınmazın ortaklara devrinin sağlanması ile tasfiye işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmayacağı ve davalıların bu taşınmazları devralmaya yanaşmamalarının tasfiyenin sona ermesine ne gibi bir etkisinin bulunduğu,
ayrıca davalılar tarafından bir kısım ortakların projeye aykırı inşaat yapmaları nedeniyle iskân ruhsatı alınamadığı ve bu nedenle tasfiyenin tamamlanmasının mümkün bulunmadığına ilişkin savunma değerlendirilmemiş ve mahkemece kabul edilen tazminatın gerçekten bu tasfiye işlemlerinin uzamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmemiş, bu hususlarda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yazılı hususlar gözönüne alınarak, davaya konu taşınmazların ortaklara devrinin sağlanmasıyla tasfiye işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmayacağı, kooperatifin tasfiye edilerek terkin edilmesine başkaca engel bir durumun mevcut olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış karar bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2462, K. 2010/2882, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama