KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/252 E., 2011/8631 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.12.2008 tarih ve 2008/497 - 2008/772 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Caddebostan şubesindeki Nebahan Yılmaz adına açılmış 7.892.986.290.-TL bakiyeli vadeli hesabın 18.10.2002 tarihli tediye fişi ile kapatıldığını, ancak mudiinin yakınması üzerine yapılan incelemede paranın davalıya ödendiğinin belirlendiğini, hesabın müşterek hesap olmaması ve mudi Nebahan’ın eşi Güran’a yetki vermemesi nedeniyle, davalının çektiği paranın ferileriyle birlikte mudiye ödendiğini, davalının da sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 15.482.618.806.- TL’nın avans faizi ve buna ilişkin BSMV ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, eşi Nebahan’a ait vadeli hesapta bulunan paranın hazine bonosuna çevrilmesi için o zamanki memur ve yetkili personel Dilek Dizdaroğlu’na müracaat ederek ve istediği vadeli hesap defterini vererek 3 aylık hazine bonosuna çevrilmesini istediğini, Dilek Dizdaroğlu’nun da vadeli hesap defterine “3 aylık hazine bonosuna çevrilecek” şeklinde şerh koyarak, 7.892.986.290.-TL’lık tediye fişini imzalamasını istediğini, kendisinin de art niyet gözetmeden tediye fişini imzaladığını, ancak hesaptan para almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, hesap cüzdanı üzerine hazine bonosu alınacak ibaresi yazılıp paraflandığı halde dava dışı şube elemanı Dilek Dizdaroğlu tarafından ödeme dekontu tanzim edilerek davalıya imzalatıldığı, hesap cüzdanı dekont ve banka kayıtlarının nakit çekim işlemini teyit eder mahiyette olduğu, ancak ödeme dekontunda verilen banknotların dökümlerinin yapılmadığı gibi dekontu düzenleyen ve imzalayan Dilek Dizdaroğlu’nun 5.000.000.000.-TL’lık tek imza yetkisini aştığı, dekontta bulunması gereken ikinci imzanın bulunmadığı,
Dilek Dizdaroğlu’nun aynı şubede pek çok usulsüz işlemi olup dava konusu işlemin de bunların arasında bulunduğu hususunun müfettiş raporları ve ön komisyon toplantı tutanağı ile sabit olduğu anlaşılmakla 18.10.2002 tarihli ödeme dekontunun geçerli bir işlem dekontu olarak kabul edilmesinin mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/252, K. 2011/8631, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama