KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2645 E., 2011/14318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2009 tarih ve 2007/179-2009/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin meslek birliği olup, bu birliğe kayıtlı sanatçıların ve eser sahiplerinin mali haklarını takip hakkına sahip olduğunu, bu müziklerin müvekkilinden izin alınmadan ve bedel ödenmeden işyeri olarak işletilen davalıya ait mahalde merkezi bir ses iletim sistemi ile müşterilerine iletildiğini, yayının müvekkillerinin mali haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, tecavüzün tespiti ve ref'ini, sözleşme yapılmış olsaydı ödemek zorunda kalınacak bedelin üç katı olan 949,14 TL maddi tazminatın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkili şirketin müdürü hakkında açılan ceza davasında davanın düşürülmesine karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, Müzik Eserleri İşletme Belgesi ile Yetki Bildirim Listesinden davalı işyerinde umuma açık yerde dinletilen Maroon 5 grubuna ait CD'nin yayın hakkının Doğan Müzik Yapım A.Ş. olduğu ve bu adı geçen yapım şirketinin bu haklarını davacı meslek birliğine devrettiği, davalının radyo yayınını mağaza içerisinde umuma iletilmesinin mali hakların ihlali olduğu,
FSEK'nun 68.maddesine göre tespit edilen 316,38TL bedelin üç katı 949,14 TL’nin tazminat olarak istenebileceği, davacının FSEK'nun 66.maddesi uyarınca mali haklara vaki tecavüzün ref'ini talep ettiği, ancak, anılan yasanın 68/2. fıkrasında öngörülen "...sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç katını” istediğine göre, taraflar arasında farazi bir sözleşme meydana geldiğinden davacının tecavüzün ref'ini isteme hakkı kalmadığı gerekçesiyle, 949,14 TL’nin 30.12.2004 tarihinde itibaren işleyecek değişen avans oranlarında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.400 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 04/12/2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Somut davada mahkemece 04/12/2009 tarihinde 949,14 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmişse de kabul edilen miktarın yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2645, K. 2011/14318, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama