KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2798 E., 2010/4678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.05.2008 tarih ve 2007/332 - 2008/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, bu nedenle aracıyla çalışmak için davalı kooperatife başvurduğunda davalının müvekkiline sözlü olarak ortaklıktan çıkarılmış olduğunu beyan ettiğini, bu konuda müvekkiline tebliğ edilen bir ihtarname bulunmadığını, çıkarma kararının haksız ve geçersiz olduğunu ileri sürerek, müvekkili hakkında alınan ortaklıktan çıkarma kararının iptali ile müvekkilinin kooperatif ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatifin ortağı olma şartlarını taşımadığını, bu nedenle çıkarma kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre kooperatiflerde ortak olma koşullarının kaybedilmesi halinde ortaklığın kendiliğinden sona ermediği, bu durumdaki ortağa çekilecek ihtarname ile uygun süre verilerek mevcut koşulları yerine getirmesi yönünden imkan tanınması, gereği yerine getirilmediği takdirde ihracına karar verilmesi gerektiği, davacıya usulüne uygun şekilde bir ihtarnamenin tebliğ edilmediği, bu nedenle davalı kooperatif tarafından verilen ortaklıktan çıkarma kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı kooperatifin ortaklığından çıkarılmasına ilişkin olarak alınan 13.06.2003 tarihli kararın davacı yönünden iptali ile davacının davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2798, K. 2010/4678, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama