KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2816 E., 2010/3159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Burdur 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.05.2008 tarih ve 2007/129 - 2008/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup 1 yıldır yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle aidat borçlarını ödeyemediğini, 7.395,00 YTL borcundan dolayı 17.06.2006 tarihli ihtarname gönderildiğini, kooperatif başkanı ile görüştüğünü, 2. ihtarname ve ihraç kararının tebliğine ilişkin tebligatın müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ihraca ilişkin yönetim kurulu kararı ve müvekkilinin 60.000,00 YTL karşılığında yeniden ortak olarak kabulüne dair genel kurul kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini ileri sürerek, ihraç kararına ilişkin yönetim kurulu kararı ve 60.000,00 YTL karşılığında ortak yapılmasına ilişkin genel kurul kararının iptaline, müvekkilinin kooperatif üye defterine yeniden yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya borcunu ödemesi için iki ihtar gönderildiğini, bu ihtarların usulüne uygun olduğunu, ödeme yapmaması üzerine hakkında alınan ihraç kararının da usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edildiğini, dava için gerekli hak düşürücü sürelerin geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortak olarak kaydı sırasında bildirdiği adresine 1. ihtar çıkarılıp bizzat davacıya tebliğ edildiği, 2.ihtarın davacının aynı konutta oturan kızı ...’ye tebliğ edildiği, ihraca ilişkin tebligatın da davacının kızına tebliğ edildiği, tebligatların Tebligat Kanunu ve Tüzüğü’ne uygun olduğu, davacının bu aşamada başka adres bildirmediği, ihraç kararının iptali için yasal 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2816, K. 2010/3159, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama