KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2826 E., 2010/3151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Havza Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.03.2008 tarih ve 2006/557 - 2008/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken parasal yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle ihraç edildiğini sonradan öğrendiğini, ihraç kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkili çalışmak istediğinde davalı kooperatifçe müvekkiline iş verilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin ortak olduğunun tespitine, müvekkili hakkında ihraç kararı var ise bu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yönetim kurulunun 24.09.1997 tarih ve 41 sayılı kararı ile davacı dahil 7 ortağın ihracına karar verildiğini, dava tarihine kadar 9 yıla yakın süre geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkil kooperatifin tüm faaliyetinden haberdar olduğunu, Havza-Samsun hattının kooperatif ortaklarına açılması üzerine davacının dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, davalı kooperatif yönetim kurulunun 24.09.1997 tarih ve 41 sayılı kararı ile kooperatiften ihraç edildiği, davacının ihraç kararından sonra 6 yıl araç edinmediği, kooperatife başvurmadığı, ihraç kararından 9 yıl geçtikten sonra davacının dava açtığı, ihraç kararının tebliğ edilmediği gerekçesiyle 9 yıl sonra işbu davayı açmasının MK’nun 2. maddesine aykırı olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2826, K. 2010/3151, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama