KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2842 E., 2010/3417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2008 tarih ve 2007/10-2008/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin 10.09.1999 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kuruluna seçildiğini, oysa davalının hiçbir zaman ortağı olmadığını, ve ortak olmak için bir başvurusunun bulunmadığını,7.000-USD. olan katılım payını dahi yatırmadığını, yönetim kurulunun seçilmesine ilişkin kararın anasözleşmenin 43 ncü maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, davacının yönetim kuruluna seçilmesine ilişkin anılan genel kurulda alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ceza davasını uzatmak amacı ile bu davayı açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının dava konusu ettiği genel kuruldan sonra davalı kooperatifi temsilen ve ilzam eder şekilde tasarruflarda bulunduğu, ortak olarak genel kurullara katıldığı, yaklaşık sekiz yıl sonra ortak olmadığından bahisle açtığı bu davanın dinlenilebilir nitelikte görülmediği, davalı kooperatifin ortağı olduğu ve yönetim kurulu üyesi olduğunu benimsediği, davanın TMK.nun 2 ve 3 ncü maddelerine aykırı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2842, K. 2010/3417, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama