KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2864 E., 2010/3454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Gölcük Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gölcük Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2008 tarih ve 2006/50-2008/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, aidat borçları ile ortak giderlerinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatife borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, 12.06.2007 tarihli dilekçesiyle de % 40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının davacı kooperatife borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve icra takip tutarının % 40’ı oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, davacı kooperatifin, ortağı olan davalı aleyhine aidat alacağının tahsili için başlattığı icra takibinde itirazının iptali istemine ilişkindir.
İİK’nun 67/2 nci maddesi uyarınca, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; takibin
haksız ve kötüniyetli görülmesi halinde ise, alacak likit olsun veya olmasın istem varsa alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmektedir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, haksız olduğunu bildiği yada da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Bu hususun ispat yükü de, davalı borçludadır.
Somut olayda, davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı kooperatifin icra takibini kötüniyetli olarak yaptığına ilişkin bir tespit dava dosyasında yapılmamıştır. Zira takip, ortağın kooperatife karşı var olduğu düşünülen aidat borçlarının tahsili için başlatılmış olup, mahkemenin gerekçesinde de davalının davacı kooperatife borçlarının bulunduğu ve bu borçların ortak tarafından açılan çıkma payı davasındaki tazminat tutarından mahsup edildiği belirtilmiştir.
Bu durumda, davalı ortağın davacı kooperatife aidat borcunun bulunduğu mahkemece de kabul edildiği halde, bu tespitle çelişecek şekilde davacı aleyhine gerekçesi açıklanmaksızın kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2864, K. 2010/3454, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama