KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2996 E., 2011/14369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2009 tarih ve 2005/632-2009/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve ... isimli şahsın 11/02/2004 tarihli sözleşme ile davalıya ait Dilara 3 isimli yolcu gemisini satın aldıklarını, geminin satışla birlikte davalı tarafından teslim edildiğini ve müvekkili ile ...’in satış bedelinin tamamını davalıya ödediklerini, ancak davalının geminin mülkiyetini devretmediğini ileri sürerek, Dilara-3 isimli geminin ½ payının davalı adına olan kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde davalıya ödenen 25.000 TL'nin 11.02.2004 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gemi satışını içeren sözleşmenin geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen 11/02/2004 tarihli sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmediği için geçerli olmadığını, davacının satış bedelini ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 11/02/2004 tarihinde mülkiyeti davalıya ait Dilara-3 isimli yolcu gemisinin davacı ile davadışı ... isimli şahsa satışının yapıldığı, ancak davalı tarafından gemiyi satın alan davacı ve davadışı şahsa resmi olarak devrinin yapılmadığı, sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması ve satış bedelinin tamamının ödendiğinin ispat edilememesi nedeniyle tescilinin talep edilemeyeceği, ancak davacı tarafından davalıya ödenen paranın iadesinin talep edilebileceği gerekçesiyle, 50.000 TL olarak belirlenen satış bedelinin 20.000 TL'sinin peşin ödenmesi nedeniyle alacak talebinin kısmen kabulüne 20.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK.'nın 868. maddesinde 'Gemi siciline kayıtlı bulunan bir geminin temliki için malik ile iktisap edenin, mülkiyetin iktisap edene intikal edeceğine dair anlaşmaları lazım ve kafidir.
Taraflardan her biri, masrafını çekmek şartıyla kendisine temlike dair resmi veya imzası noterce tasdikli bir senet verilmesini isteyebilir' hükmü gereği geminin devri için şekil şartı öngörülmemesine, ayrıca bir an için taraflar arasındaki sözleşme şekil açısından geçersiz kabul edilse dahi, sözleşmeye göre parayı aldığı sabit olan davalının bu tutarı iadesinin gerekmesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2996, K. 2011/14369, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama