KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3004 E., 2011/14334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/12/2009 tarih ve 2007/324-2009/810 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalı tarafından Türkiye’den İngiltere’ye taşındığını, emtianın bulunduğu sekiz paletten ikisinin hasarlı ve 525 parçanın eksik olarak teslim edildiğini, sigorta ettiren satıcıya tazminatın ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 2.612.000.000 TL’nın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımayı yapan aracın müvekkiline ait olmadığını, husumet düşmeyeceğini, emtianın alıcıya hasarsız şekilde teslim edildiğini, çekince konulmadığını, tazminatın fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın Türkiye’den İngiltere’ye taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanacağı, davalının asıl taşıyıcı olarak sorumluluğunun bulunduğu, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca kayıp malların kg başı 8.33 SDR karşılığı dikkate alındığında istenilen tazminatın sorumluluk sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.612 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3004, K. 2011/14334, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama