KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3031 E., 2011/14356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 22.12.2009 tarih ve 2009/460 - 2009/468 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme ile davalıya ait kuru yük gemisinin sigortalandığını ancak davalının sigorta prim borçlarını ödemediğini ileri sürerek, 22.357,81 USD’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK’nun 4. kitabında düzenlenen uyuşmazlıklarla ilgili olmadığı ve sigorta prim alacağının tahsili isteminden ibaret olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile talep halinde dava dosyasının İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıda (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın talep halinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmişse de, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3031, K. 2011/14356, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama