KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3054 E., 2011/14824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2007/833-2009/803 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 21.05.2006-09.11.2006 tarihleri arasında tutuklu olduğunu, bu süre içerisinde müvekkilinin bilgisi dışında 6 ayrı işlemle davalı bankada bulunan hesabından üçüncü kişilerce (88.750) TL çekildiğini, gerekli özeni göstermeyen davalı bankanın oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik (88.750) TL'nın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 26.07.2006 günü çağrı merkezinin arandığını, davacının kişisel bilgileri ile bankamatik kartı bilgileri verilerek interaktif hesap şifresi alındığını, tüm işlemlerin bu şifre kullanılarak yapıldığını, oysa davacının bankamatik kartını kaybettiğini bankaya bildirmediğini, öte yandan her işlem sırasında davacının bankaya bildirdiği cep telefonun işlem şifresi gönderildiğini, yapılan havalelerin ancak cep telefonuna gönderilen şifre girildikten sonra tamamlandığını, davalının tutuklu kaldığı süre içerisinde dava konusu edilen işlemler dışında da işlemlerin yapıldığını, bankamatik kartını kaybettiğini bankaya bildirmeyen, kişisel bilgilerini gerektiği gibi korumayan davacının zarardan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen teknik bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının tutuklu olduğu süre içerisinde, kendisini davacı gibi tanıtan 3. kişinin davacının kişisel bilgilerini ele geçirdikten sonra davalı bankanın çağrı merkezinden interaktif şifre almaya çalıştığı, defalarca olumsuz girişimden sonra nihayet doğru bilgileri vererek interaktif şifre oluşturduğu, bu şifreyi kullanarak dava konusu işlemleri gerçekleştirdiği, 3. kişinin çağrı merkezi ile yaptığı görüşmeler sırasında bazı bilgileri yanlış verdiği,
davacıya bankamatik kartı verilmemişken 3. kişinin görüşmeler sırasında bankamatik kartı bilgilerini de verdiği ve bu bilgilerin davalı bankanın çağrı merkezince kabul edildiği, buradan hareketle davalı bankanın görüşme kayıtlarını denetlemeyerek özen yükümlüğünü ihlal ettiği sonucuna ulaşıldığı, bilgilerin davacı tarafından 3. kişiye aktarıldığının davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesi ile, davacının davasının kabulüne, (88.750) TL nın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı; davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3054, K. 2011/14824, 2 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama