KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/307 E., 2011/9305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.07.2009 tarih ve 2007/142-2009/522 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında kar paylı hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, 1997 yılında düzenlenen bu poliçeye göre 10 yıllık süre sonunda ödenmesi öngörülen para miktarının 140.776,71 TL olduğunu, ancak poliçe süresinin bitiminde davalı tarafından müvekkiline 16.224 TL ödendiğini, müvekkilinin ihtirazi kayıt koyarak söz konusu meblağı kabul ettiğini, davalının sözleşme yapılırken taahhüt ettiği miktardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya yapılan ödemenin yasa, yönetmelik, poliçe genel şartları ve sözleşmeye uygun olduğunu, şirket yetkililerince imzalanmış bir taahhüdün söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 06.01.2007 tarihli poliçede 3 aylık dönemler halinde prim ödemesi kararlaştırıldığını, ecel veya kaza ile ölüm halinde sigorta teminatı öngörüldüğü, davacının ödediği primlerden yönetmelik uyarınca kesintilerin yapıldığı, yıllara göre risk priminin tahsil edildiği, bakiye kısmın yatırımda değerlendirildiği, davacının sigorta şirketine 10 yıl boyunca toplam 6.967,40 TL tutarında prim ödediği, davacıya ait paranın enflasyon oranları uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamada 16.224 TL'ye ulaştığı, bu bedelin davalı tarafça 18.01.2007 tarihinde ödendiği,
sunulan belgede 10 yıl sonunda ödenecek toplu paranın 140.776,71 TL olarak belirtildiği, ancak küçük puntolarla yazılan yazılı bölümlerde yıllık enflasyon oranının %80 olması, sigortalı tarafça ödenen primlerin her yıl aynı oranda arttırılması, primlerden elde edilen ortalama yıllık gelirin de %90 olması şartlarının şerh düşüldüğü, bu şartların gerçekleşmediği, BK'nun 28. maddesinde düzenlenen hilenin koşullarının da somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/307, K. 2011/9305, 22 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama