KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3108 E., 2011/14361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2009 tarih ve 2008/59 - 2009/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı ... ile davalı Yıldızlı Özel Sağlık Hizm. Ltd. Şti.’de ortak olduklarını, çeşitli bankalara yapılan ödemelerin banka dekontlarına göre davalı şirket tarafından yapıldığı halde, şirket muhasebe kayıtlarına davalı ... tarafından yapıldığının kaydedildiğini ileri sürerek, şirket muhasebe kayıtlarında davalı ... tarafından yapıldığı kayıt altına alınan bu ödemelerin davalı şirket adına yapıldığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, ödemelerin diğer davalı tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., hastane yapımı için şirket parasının yetmediğini, bu nedenle kendisinin ödemeyi şahsi hesabından yaptığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıların davalı şirketin ortakları olduğu, şirket hesaplarına yatırılan paraların şirket defterlerine kaydı sırasında davalı ... adına muhasebeleştirilmesi işleminin tespitinde hukuki yararlarının bulunduğu, bilirkişinin rapor ve ek raporu ile davalı şirketin kayıtları ve davacıların sunduğu dekontların incelenmesinde toplam 2.313.923,40 TL’nın davalı şirket teslimatı olarak şirket defterlerine kaydedilmesi gerekirken davalı ... teslimatı olarak kaydedildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirkete ait ticari defterlerde 2.313.923,40 TL ödemenin davalı şirket teslimatı olarak yazılması gerekirken davalı ... teslimatı olarak yazılıp muhasebeleştirildiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirket muhasebe kayıtlarında davalı ... tarafından yapıldığı gösterilen ödemelerin gerçekte davalı şirket tarafından yapıldığının tespiti istemine ilişkin olup, niteliği itibariyle bir menfi tespit davasıdır. Ödemelerin şirket adına yapıldığı iddiası, şirket lehine bir işlemdir. Dolayısıyla, şirketin bu davada davalı konumunda olması mümkün değildir.
Pasif husumet ehliyeti ile ilgili itiraz, zamanı yasayla tayin ve tahdit edilmiş bir ilk itiraz veya mahkemece nazara alınması davalı tarafından ileri sürülmesine bağlı bir def'i mahiyetinde de olmayıp, davanın her safhasında taraflarca dermeyanı mümkün ve mahkemece de resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Somut olayda davalı şirketin pasif husumet ehliyeti olmadığı ve davalı şirket aleyhine açılan davanın bu nedenle reddi gerekirken, belirtilen şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3108, K. 2011/14361, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama