KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3109 E., 2011/14991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2009/700-2009/420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Duisburg Asliye Mahkemesi tarafından müvekkili lehine karar verildiğini, davalının duruşmada kendisini temsil ettirdiğini, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren davalardan olmadığını ileri sürerek, yabancı mahkeme ilamının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkil şirketin hisse senetlerini 2001 tarihinde aldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, olayın münhasıran Türk Mahkemelerinin yetkisi dahilinde olduğunu, ilamın kamu düzenine açıkça aykırı bulunduğunu, davacı ile aralarında ortaklık ilişkisi olduğunu, davalının tacir olması nedeniyle ticaret mahkemelerinin görevli bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, kesinleşme şerhi bulunan yabancı mahkeme ilamının tenfizi mümkün kararlardan olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, kararın tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3109, K. 2011/14991, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama