KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3124 E., 2011/15649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2007/254-2009/694 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin restoran sektöründe uzun süredir faaliyette bulunduğunu ve “Kolcuoğlu” ibaresinin sektörde maruf hale geldiğini, aynı zamanda “...” ve “KOLCUOĞLU” markalarının sahibi bulunduğunu, müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin de “Kolcuoğlu” ibaresini kullandığını, bu durumun davalı tarafın işlettiği restoranın müvekkili şirketin şubesi gibi algılanmasına yol açtığını, davalının müvekkilinin markasının itibarından faydalanarak haksız kazanç temin ettiğini, davalı tarafın kötüniyetli olarak hareket ettiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, haksız rekabet ve tecavüzün önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tescilli “...” ve “KOLCUOĞLU” markalarının sahibi olduğu, davalının ise “...” ibaresini markasal olarak kullandığı, davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalının markasal olarak kullandığı ibarenin davacının tescilli markası ile benzer olduğu, iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava dışı ... tarafından yapılan marka başvurusunun açıklanan nedenle TPE tarafından reddedildiği, davalının eyleminin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3124, K. 2011/15649, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama