KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3140 E., 2011/15647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2009/153-2009/899 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı nezdinde yaptırdığı 3.şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile müvekkilinin galerisinde yer alan zilyetliğindeki araçların bir yerden bir yere götürülmesi esnasında oluşacak hasarların teminat altına alındığını, müvekkili şirket yetkilisi Hızır Yılmazer' in yönetimindeki aracın trafik kazası yapıp hasarlandığını, davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 57.178.07 TL' nın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar gören aracın poliçeye göre, galeriye veya ortaklarına ait olmaması gerektiğini, bu nedenle aracın kime ait olduğunun belirlenmesinin önem arz ettiğini, sürücünün ağır kusuru nedeniyle oluşan hasarın poliçede teminat dışı bırakıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın taraflar arasında düzenlenen 3. şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında kaldığı, aracı kullanan kişinin veya sigortalının ağır kusurunun, kasıt ve ihmalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 41.793,28 TL'nin 10.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, 3. şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira, Dairemiz bozma ilamında, davalının, hasarlı aracın motor bloğundaki kırılmanın ani vites küçültülmesinden kaynaklandığı yönündeki savunması üzerinde durulması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen, mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın, çarpma nedeniyle motor bloğunun alt tarafında çatlama meydana geldiği ve bu durumda motorun değiştirilmesinin uygun olduğu bildirilmiştir. Oysa, olay sonrasında
düzenlenen ekspertiz raporunda, aracın altının vurulması esnasında da blok altındaki çatlağın meydana gelebileceği, ancak sonuç olarak motor bloğundaki kırılmanın aracın alt tarafının çarpılmasından kaynaklanmadığı, aracın altının çarpılmasından önce ani vites küçültmeden dolayı piston kolunun yerinden çıkarak bloğa çarpması nedeniyle oluştuğu kanaatine varıldığı açıklanmıştır.
Bu durumda, mahkemece oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, davaya konu aracın motor bloğundaki kırılmanın, aracın altının çarpılmasından mı yoksa ani vites küçültülmesinden mi kaynaklandığı, aracın altının çarpılması nedeniyle somut olaydaki gibi bir kırılmanın meydana gelip gelmeyeceği hususlarının tereddüde yer vermeyecek biçimde belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3140, K. 2011/15647, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama