KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3185 E., 2011/15654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2009 tarih ve 2009/19-2009/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin hak sahibi olduğu eserlerin, davalıya ait tv kanalında kullanılmasına yönelik sözleşme imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşme ile kendisine yüklenen edimleri eksiksiz biçimde ifa ettiğini, davalının ise sözleşmede öngörülen bedelin bir kısmını ödemediğini, söz konusu sözleşmenin 13. maddesinde, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde müvekkilinin tek taraflı fesih hakkına sahip olacağının ve davalının cezai şart ödeyeceğinin düzenlendiğini, noter aracılığıyla yapılan ihtara rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmaması üzerine icra takibi başlattıklarını,
davalının haksız itirazı ile icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamenin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmediğini, aksine davacı şirketin sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, sözleşmedeki taraflardan yalnızca biri lehine tesis edilen cezai şart hükümlerinin hakkaniyete aykırı olduğunu, cezai şart miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan 4.850 TL'lik bedelin davalı tarafından ödenmediği, sözleşmenin 13. maddesinde öngörülen cezai şartın seçimlik değil ifaya ek cezai şart niteliğinde bulunduğu, söz konusu cezai şarta ilişkin hükmün geçerli olduğu, ancak cezai şart isteme koşullarının oluşmadığı, zira davacı tarafın, sözleşmedeki bedelin ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğini ve cezai şart talep edileceğini bildirir ihtarname gönderdikten sonra davalıya gönderdiği herhangi bir fesih bildiriminin mevcut olmadığı,
ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanmaya devam ettiği ve gönderilen ihtarnameden sonra dahi davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı, bu ödemelerin davacı tarafından kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2008/11316 sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın 4.850 yönünden iptaline, cezai şarta ve ihtarname giderine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3185, K. 2011/15654, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama