KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3143 E., 2011/14829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çiftlik Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/07/2009 tarih ve 2008/159-2009/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; tarafların kardeş olduklarını, babalarının bir adet taşınmazın ½ hisselerle taraflara verdiğini, kadastro sırasında taşınmazın tamamının davalı adına tespit edildiğini, taşınmazdaki ½ oranındaki hissesinin teminatı olarak davalı tarafından dava konusu bononun verilmesi nedeniyle müvekkilinin tespite itiaz etmediğini, ancak davalının müvekkilinin hissesini devretmediği gibi verdiği bonoyu da ödemediğini, müvekkilinin bonoya dayalı olarak yaptığı takibin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, bono bedeli olan (20.000,00) TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş ancak yargılama sırasında dava konusu bonoyu teminat olarak verdiğini, davacının taşınmazdaki hissesi kendisinin üzerinde olmakla birlikte istediği zaman davacıya devredebileceğini, kaldı ki kendisinin de davacıdan başka bir bonoya dayalı alacağı olduğunu, her iki alacağı karşılıklı olarak ödeştirdiklerini, bonaya dayalı bir borcunun kalmadığını, zaten bononun zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre tanık beyanlarından bononun teminat olarak verildiği, söz konusu bononun taraflar arasında borç doğurmayacağı şeklinde tarafların anlaşma yaptıkları, taraflar arasında alacak ve borç ilişkisi doğurmayan bononun tahsilinin de istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3143, K. 2011/14829, 2 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama