KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3204 E., 2011/14985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2009 tarih ve 2007/328-2009/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin Bursa/Heykel Şubesinde görev yapan Sevda Gürbüzer'in müşterilerin hesapları üzerinde usulsüz işlemler yaptığını, hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığını, bu kapsamda davalının hesaplarında yapılan işlemler sonrası, 11.541,80 TL fazladan para yatırıldığının anlaşıldığını ileri sürerek, 11.541,80 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kendi personelinin usulsüz işlemlerinden dolayı bankanın sorumlu bulunduğunu, 26.11.2004 tarihinde 25.088,48 TL miktarlı menkul kıymet alımı talimatı verdiğini, ancak talimatının yerine getirilmediğini, kendisine verilen belgede vade sonunda 28.310 TL parasının olacağının belirtildiğini, bankaya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka personelinin müşteri hesapları üzerinde usulsüz işlemler yaptığı, davalının ibraz ettiği belgenin de adı geçen personel tarafından düzenlendiği, ayrıca 2003 tarihinde hesapta bulunan para dışında, fazladan hesabında para bulunduğunu davalının iddia ve ispat etmediği, bankanın davalıdan alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.134 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; HUMK'nun, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400,00 TL'na çıkarılmıştır.
Somut olayda mahkemece, 04.03.2009 tarihinde davanın kısmen kabulüne, 11.134 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, reddedilen miktar 407,80 TL hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından temyizi kabil olmayıp, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3204, K. 2011/14985, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama