KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3434 E., 2011/15924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2009 tarih ve 2008/149-2009/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1985 yılında 5, 29, 30 ve 32. sınıflarda “DOĞADAN” markasını tescil ettirdiğini, TPE tarafından tanınmışlık statüsüne alındığını, davalının 30. sınıfta “DOĞA” markasının tescili başvurusuna yaptıkları itirazın TPE tarafından nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, dava konusu marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Göymen Tar. Ür. A.Ş. vekili, müvekkili firmanın 1956 yılında Gaziantep’te “DOĞA” markası ile makarna üretimine başladığını, DOĞA ibareli bir çok tescilli seri markalarının bulunduğunu, dava konusu 18/05/2006 başvuru tarihli “DOĞA+Şekil” ibareli 30. sınıftaki markanın davacı markalarıyla farklı alt sınıfları kapsadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, dava konusu “Doğa” markasının davalı adına 30/03,11,18. sınıfta tescil edildiği, taraf markalarının işaretleri benzer ve emtia sınıfları aynı olsa da, dava konusu davalı markasının kapsadığı sınıfların daha önce davalı adına aynı sınıflarda aynı marka adı altında tescilinin bulunduğu, davalının “DOĞA” ibaresi üzerinde korunmaya değer üstün hakkı bulunduğu,
davalının başlangıçta tescilsiz ve 1986 tarihinden itibaren de tescilli olarak özgün biçimiyle uzun süredir kullandığı “DOĞA” markasındaki asli unsurunun dış çevresindeki çerçeveyi ovalleştirmek suretiyle özgün biçimi değiştirmeden asıl unsurunu dava konusu markaya taşıyarak işletmesel köken anlamında dava konusu markalar ile arasında bağlantı oluşturduğu, davalının dava konusu markada korunan “DOĞA” asli unsuru değiştirmeden yaptığı değişimin davacı markaları ile yakınlaştırma, benzeştirme yoluyla iltibas tehlikesine ve bu suretle haksız yarar sağlamaya yol açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3434, K. 2011/15924, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama