KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3463 E., 2011/14769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/12/2009 tarih ve 2008/692-2009/767 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankada hesabının bulunduğunu, bu hesabın internet bankacılığına açık olduğunu, müvekkilinin bu hesaptaki parasının internet bankacılığı yoluyla başka hesaba havale edildiğini, müvekkilinin rızası dışında gerçekleşen bu işlemlerden yeterli güvenlik önlemini almayan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 19.500 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olması nedeniyle müvekkiline yöneltilemeyeceğini, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, müvekkili bankaya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığını, müvekkilinin internet sisteminin güvenliği için gerekli önlemleri aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sahtecilikle bir kişinin banka hesabından para çekilmesi halinde zarara uğrayanın banka olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının devam ettiği, mevduat sahibinin zararın doğmasına ortak kusuru ile sebep olduğu takdirde, bu kusur oranında bankanın mevduat sahibine başvurabileceği, davacı müşterinin müterafik kusurunun pek hafif bulunduğu, bu nedenle meydana gelen zarardan kısmen de olsa sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 19.500 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının somut olarak kusurunun bulunduğunun kanıtlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3463, K. 2011/14769, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama