KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3482 E., 2012/2861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.06.2009 tarih ve 2008/803 - 2009/416 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.02.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalılar vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 13 yıllık iç ve dış mekan portatif teleskopik, mobil tribün ve oturma gurupları alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyet kapsamında üretilen portatif tribünlerin montaj-demontaj kolaylığı, güvenliği ve sınırsız şekilde dizayn edilebilme özelliği ile piyasada aranır ve tanınır hale geldiğini, davalı...'in davacı şirkette imalat müdürü olarak 4 yıl, davalı ...' ında atölye şefi olarak 1 yıl süre ile çalıştığını, bu süre içinde öğrendikleri ticari sırları davalı...' in kurduğu diğer şirket kanalıyla kullandıklarını,
bu kapsamda davacının ürettiği ve TTK anlamında sınai mülkiyet hakkı elde ettiği portatif tribünleri birebir kopyalayarak ürettiklerini, müşteri portföyünü değerlendirdiklerini, davacının elemanlarını ayarttıklarını ileri sürerek, portatif tribün sistemi üzerinde davacının sınai mülkiyet hakkı sahibi olduğunun ve davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin önlenmesine, 30.000 YTL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketin Stocko firması lisansı ile üretim yaptığını, davacının dava konusu portatif tribünleri ilk defa kendilerinin ürettiği iddiasının doğru olmadığını, hatta davacı üretiminin de kopya suretiyle yapıldığını, tasarımın aynı olmayıp sektörde bilinen harcıalem tasarımlardan olduğunu, kaldı ki davalı şirketin ürettikleri ile davacının ürettikleri arasında ölçü, üretim ve kullanım farklılıkları bulunduğunu, davalı... ve ...'ın da davacı tarafından işten çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların ürettikleri tribünlerin tasarım yönüyle incelendiğinde teknik anlamda benzerlik içerdiği, bu görünümlerin bilindik formlar içinde olduğu, davacı ürünlerinin özgün olmadığı, ürünlerin ve inşa sistemlerinin detay noktalarda kısmi farklılıkların bulunduğu, haksız rekabet oluşturmadığı, hükme esas alınan rapor ile ilk bilirkişi raporunun uyuştuğu, davacı ürünlerinin özgün niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3482, K. 2012/2861, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama