KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3507 E., 2010/3961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.03.2008 tarih ve 2005/477 - 2008/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Ekinsu A.Ş. arasındaki dava sonunda davacı aleyhine hükmedilen meblağın tahsili amacıyla başlatılan takip sonunda müvekkilinin iflasına karar verildiğini, davalıların müvekkkilin ortağı olduğunu, 22.02.1998 tarihli genel kurul kararı ile ödemeleri gereken aidatları ödemediklerini ileri sürerek, her bir davalıdan 3.360,00 USD'nin temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, müvekkillerinin davacı ile ortaklık ilişkisinin kalmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının iflasına karar verildiği tarihte davalıların davacı ortağı olduğunun ispatlanamadığı, davacının faaliyetinin bulunmadığı, dava davanağı olan 22.02.1998 tarihli genel kurula davalıların katılmadığı, bu kararların davalılara tebliğinin de yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ortağı olan davalılardan genel kurul kararı ile kararlaştırılan aidatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalıların davacı ortağı olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dosya içerisindeki 22.02.1998 tarihli hazirun cetvelinde davalıların ismi yer aldığı gibi, daha önceki tarihlerde yapılan genel kurul toplantılarına ilişkin hazirun cetvellerinde davalıların isimleri yer almaktadır. Öte yandan, davalıların ihraç edildikleri veya istifa ettikleri ise ispatlanabilmiş değildir.
Bu durumda, mahkemece, davalıların ortaklıktan ihraç edildikleri veya istifa ettikleri ispatlanamadığı hususu nazara alınmak suretiyle değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3507, K. 2010/3961, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama