KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3522 E., 2010/5145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.07.2008 tarih ve 2006/474-2008/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken, 18.10.2004 tarihinde kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, ayrılma payı olarak 5.655,64 TL’nin ödenmesinin gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı kooperatifte yöneticilik yaptığını, bir takım yolsuzluklar yapması nedeni ile görevine son verildiğini, hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, kamu davası açıldığını ve Antalya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/ 51 Esas, 2004/ 558 karar sayılı ilamı ile görevi ihmal suçundan mahkum olduğunu, uğramış oldukları zararlar için davacıya karşı Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/ 1085 Esas, 2005/ 715 karar sayılı kesinleşmeyen davanın konusunun,
davacının görev yaptığı dönemde kooperatif çeklerini kendi işleri için kullanarak kooperatifin banka hesaplarından para tahsil etmesi ve tahsil edilen paralardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bunların istirdadına yönelik olduğunu, bu dava sırasında kooperatife ait çekleri kullandığını ve çek bedellerinin kendisince yatırıldığını savunduğunu, bu davada ise banka hesaplarına yatırılan paraların çek bedeli olarak değil üye aidatı olarak yatırıldığı iddia edilerek,
istifa nedeni ile birikmiş aidat ödemesi olarak talep edildiğini, diğer dosyanın bekletici mesele sayılması gerektiğini, ayrıca dava tarihi itibarı ile 1 yılık dava zaman aşımının dolduğunu, 11 ay yönetimde kalan davacının 22 ay yönetimde kalmış gibi hesap yapıldığını, ayrıca 1.300,00 TL ödemenin aidat için olmayıp,çek bedeli karşılığında yatırdığının, makbuzda açıkça görüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatif kayıtları ve diğer belgelerle toplam aidat ödemesinin 2.760,00 TL olduğu, ortak giderlerin düşmesi neticesinde 2.005,64 TL’nin ayrılma payı olarak ödenmesinin gerektiği, davalının aidat olarak yatırdığını ileri sürdüğü 2250,00 TL’nin aidat ödemesi olmadığı gibi 1.300,00 TL’nin de aidat karşılığı olmayıp, 2222069 nolu çek karşılığı olarak yatırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.005,64 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif ortaklığından ayırımla payının tahsili istemine ilişkindir.
Davacının aidat ödemesi olarak kooperatif defterlerine kayıt edilen ödemeler dışında kooperatife ait banka hesabına değişik tarihlerde paralar yatırdığı dosya kapsamından sabittir. Uyuşmazlık, bu ödemelerin hangi amaçla yapıldığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafın aidat borcu için ödendiği yönündeki iddiası mahkemece kabul edilmeyerek banka hesabına yatırılan 1.300,00 TL ve 2.250 TL’nin davacının şahsi işleri için yöneticisi bulunduğu davalı kooperatife ait çeklerin bedeli olarak bankaya yatırıldığı gerekçede belirtilmiştir.
Ancak, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine göre yeterli araştırma ile ortaya konulmadığı gibi mahkemenin dayanak olarak gösterdiği Antalya Asliye 1.Hukuk Mahkeme’sinde derdest olan sorumluluk davası da henüz kesinleşmemiştir. Ayrıca mahkemece gerekçede atıf yapılan o davanın işbu davadaki çeklerden farklı olduğu 15.02.2008 tarihli celsede zapta geçirilmiştir. Bilirkişi raporunda da bu hususta yeterli araştırma yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafından davalı kooperatif banka hesabına 05.10.2000, 10.10.2000, 19.10.2000 ve 08.11.2000 tarihlerinde yapılan ödeme nedeninin denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi, Antalya Asliye 1.Hukuk Mahkeme’sinin ilgili dosyasının eldeki iş bu davayla irtibatının belirlenmesi, gerekiyorsa bekletici konu yapılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3522, K. 2010/5145, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama