KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/367 E., 2011/8163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2007/181-2009/492 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2006/1705 ve İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2004/612 E.sayılı icra dosyalarında davalı şirket hakkında başlattıkları icra dosyalarında borç ödemeden aciz belgesi alındığını, davalı şirket tasfiye halinde olup alacağın kaydı için tasfiye memuru davalıya ulaşılamadığını ileri sürerek, alacakların kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tasfiye memuru, şirketin tasfiye sürecinin bittiğini ve 27/11/2007 tarihinde sicilden terkin edildiğini, alacak kaydının yapılamayacağını, davanın konusunun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacı şirketin davalı şirketten alacağının tahsili için başlattığı takiplerde borç ödemeden aciz vesikası aldığı, bu sırada davalı şirketin tasfiyesinin tamamlandığı, tasfiye memuru ...’na tebligat imkansızlığı sebebiyle davacı şirketin alacağını kaydettiremediği, davacının alacak kaydı süresini durdurmak ve alacağını kaydetmek amaçlı olarak iş bu davayı açtığı, oysa davalı şirketin tasfiye sürecinin usulüne uygun olarak yapılamadığı, bir kısım alacakların tasfiye edilmediğinden şirketin yeniden ihyasına ve sicile kaydına karar verildiğinin anlaşıldığı,
ayrıca davacı şirketin bu davadaki alacaklardan bahisle davalı şirketin iflası istemli olarak ayrı bir dava açtığı, bu halde davacının alacağının kaydedilmesi yönünden bir hukuki yararının kalmadığı, esasen dava dilekçesindeki taleplerin ihya edilen şirket adına açılan iflas ve alacak davalarına konu edildiği gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/367, K. 2011/8163, 4 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama