KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3720 E., 2012/2869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av....
- Davalılar
- 1- Anı Bisküvi Gıda Sanayi Ve Ticaret A.Ş.
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma
2-...
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar HukukMahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2008/55-2009/258 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/02/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Fulya Kaya ile davalılardan Anı Bisküvi A.Ş. vekili ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1961 yılında kurulduğunu, bisküvi, kraker v.s. ürünlerin imalatı işleriyle uğraştığını, ‘Eti+Brovni’; ‘Browni’ ‘Browni Gold’, ‘Browni Gold Vişneli Kek’; ‘Browni Gold Kakao Kremalı Kek’,‘Eti Brownie’, ‘Browni Gold Mutluluk Büyüdü Paylaşmak İçin’,‘Eti BROWNİ’,‘BROWNİ Gold Mutlu Et Kendini’,‘BROWNİ Gold Şimdi de Minilendi’, ‘Brownie’ ibareli markaların ve ayrıca “BROWNİ” ibaresini içeren endüstriyel tasarımların sahibi olduğunu.
“BROVNİ” ve “BROWNİ” markasını Türkiye’de tanınır hale getirdiğini, davalılardan şirketin imal ederek piyasaya sunduğu diğer davalının da satışını yaptığı “BRAWO” markalı ürün ve ambalajların davacı tasarım ve markalarının taklidi olduğunu, haksız rekabet ve tecavüz oluşturduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olup dava konusu markada “brawo” kelimesinin yer almasının seri marka imajına neden olduğunu, davalı markasını taşıyan ürünler ile müvekkili markasını taşıyan ürünlerin karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek,
davalıların, müvekkil şirketin tasarım ve marka hakkına tecavüz fiillerinin, haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına; tecavüzünün önlenmesine ve kaldırılmasına, davalı şirketin imal ettiği, diğer davalının ticaretini yaptığı ambalaj ve tanıtım vasıtalarına el konulmasına ve toplanmasına, davalı şirket adına tescilli “Karakız BRAWO” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, iptaline ve markalar sicilinden terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, müvekkili şirketin 1994 yılında kurulduğunu, bisküvi, kek ve benzeri gıda üretimi ve satışı ile iştigal ettiğini, “Karakız Brawo” markasının 30. sınıfa dahil bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, petifürler, marsmallowlar, çikolatalar ve keklerde kullanılmak üzere tescilli olduğunu, davacının müvekkili şirketin tescilli markasının; ürünlerin ambalajının sunuluş biçiminin iltibas yarattığı iddiasının doğru olmadığını, ambalajların renk, yazılış şekil açısından farklı olduğunu; "KARAKIZ BRAWO" ile "BROWNİE" ibaresinin hiçbir ilgisi bulunmadığını, “Brownie”nin bir kek cinsi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı,davaya cevap vermemiştir.
.../...
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı markasını oluşturan "Karakız Brawo" ibaresinin cins bildirme özelliğinin bulunmadığı, davalıların kullanımının tescilli bir hakkın kullanımından ibaret olduğu, davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun kabul edilemeyeceği, davacının tescilli markaları ile davalı tarafça kullanılan marka arasında işitsel bakımdan benzerlik bulunmadığı, davalı Anı A.Ş.’nin tescilli markasını kullanım şekli itibariyle, davacının marka ve ambalaj tasarımlarına yakınlaşmasının ve bu şekilde iltibas yaratmasının söz konusu olmadığı,
bu kullanım şeklinin markanın tescili kapsamında kaldığı, davacı markaları ile davalının hükümsüzlüğe konu markasının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasa neden olacak bir benzerlik olmadığı gibi, ortalama tüketicilerin bu marka ile davacı markaları ya da davacı arasında herhangi bir bağlantı kurması ihtimali bulunmadığı, davacı markaları ile dava konusu marka arasında; emtia listelerindeki mallar bakımından aynılık koşulu gerçekleşmekle beraber; markalar benzer olmadığından 556 sayılı KHK’nın 7/1-b ve 8/1-b hükümleri anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
davalı yanın eylemli kullanımı da dava konusu marka tescili kapsamındaki mallar üzerinde gerçekleştiğinden, davacının tanınmışlık iddiası bakımından değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 14/03/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3720, K. 2012/2869, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama