KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3737 E., 2011/14610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2006 tarih ve 2005/433-2006/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankadan, dava dışı kooperatifçe üyelerine verilmek üzere kredi alındığını, ancak borcun geri ödenmemesi nedeniyle kooperatifçe davalı üyelerinin borç senetlerinin müvekkiline temlik edildiğini, buna göre davalıların toplam 18.908,44 YTL. borçlarının bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin bankaya karşı sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, işlemiş faiz alacağının görevde dikkate alınamayacağı ve buna göre davanın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçeleriyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, kooperatif kredi borcunun tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir.
Ancak, TTK.nun 8/3. maddesi ve taraflar arasındaki müşterek ve müteselsil borç senedinin 1. ve 2. maddelerine göre, davaya konu borç, yazıldığı tarihten itibaren yıl sonuna ve ayrıca yılbaşından vade tarihine kadar geçen yıllar için belirtilen faiz oranlarından hesap ve kapitalize edilerek faizi ile kooperatife veya senedin temliki halinde temlik alan Ziraat Bankasına ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Bu açıklamalara göre, mahkemece, davaya konu alacağın faiz alacağı olduğu var sayılan kısmı da HUMK'nun 1/1. maddesi kapsamında görevde dikkate alınmayacak olan temerrüt faizi olmayıp, yasa ve sözleşme hükümlerine göre, öngörülen dönemlerin sonunda ana paraya dönüşmüş bir alacaktır.
O halde, mahkemece, davaya konu 18.908,44 YTL. alacağın tamamının asıl alacak olduğunun ve buna göre davaya bakmanın kendi görevine girdiğinin kabulüyle, işin esasına girilmesi gerekirken, somut olaya uymayan yazılı gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3737, K. 2011/14610, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama