KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3853 E., 2011/15035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/05/2009 tarih ve 2008/1466-2009/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14,200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yüksek getiri vaadi üzerine 5.000 DM parayı yurtdışında bulunan Jetpa AG isimli şirkete yatırdığını ancak yurtdışındaki şirketlerin iflas ederek ticaret sicilinden terkin edildiklerini, bu şirketler tarafından tahsil edilen paraların yasal davalı ... bünyesinde toplandığını ve gerçek kişi davalı hakkında açılan ceza davasının mahkumiyetle sonuçlandığını ileri sürerek, 5.000 DM karşılığı olan 5.200,59 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılara yaptığı bir ödemenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı Jetpa AG arasında sessiz ortaklık şeklinde nitelenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların tazmin yükümlüğü bulunduğu iddia olunan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, sanıklar arasında davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2002/614 Esas numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını dosyaya sunmuştur. Ayrıca Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dosyalara da ceza davasında alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/614 Esas, 2006/359 Karar sayılı dosyasında, “Jetpa Holding A.Ş.’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding A.Ş.’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding A.Ş.’nce de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı,
...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu,
ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu,gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, temyiz incelemesi sonunda kararın bozulduğu ve bu kez mahkemece sanık hakkında açılan davada zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verildiği ancak bu kararın da temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.
04.03.2000 tarihli “Ortaklık Sözleşmesi”, başlıklı belge ve tahsilat makbuzuyla 5.000 DM ödemek sureti ile davacı ile dava dışı Jetpa International Marketing and Trading AG arasında “sessiz ortak” tabir edilen bir ortaklık ilişkisi kurulmuştur. Dairemize intikal eden dosyalarda da adı geçen yabancı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Akdi ilişkinin davacı ile dava dışı şirket arasında olup, davalı şirketin ortağı olan ve davacının ödeme yaptığı dava dışı şirketin borcundan dolayı doğrudan davalı ... ve bu şirketin yönetim kurulu başkanı olan diğer davalı gerçek kişiye dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle dava ret edilmişse de, mahkemenin gerekçesinde emsal olduğunu belirttiği dava tarihinden sonra ortaya çıkan vakalar, anılan ceza mahkemesi dosyasındaki iddialar ile davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat etmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir.
Bu durumda mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmesi halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde ise taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak,
davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3853, K. 2011/15035, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama