KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3872 E., 2011/14650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/12/2009 tarih ve 2008/230-2009/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05.11.2003 tarihinde yapmış olduğu "Zengin Ekmek+ Şekil" marka tescil başvurusunun, nihai olarak davalı TPE YİDK kararıyla 556 sayılı KHK'nın 7/1-(a), (c) maddeleri gereğince reddedildiğini, oysa aynı sınıfları kapsayan "ZENGİN" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, bu ibarenin ürünlerin karakteristik özelliklerini bildirmediğini, KHK'nın 7/son maddesi anlamında ayırtedici nitelik kazandığını ileri sürerek, davalı TPE YİDK'in 12.05.2005 tarihli kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, KHK'nın 7/1-c bnedi uyarınca verilen YİDK kararının doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, tescili istenen markanın "ZENGİN EKMEK+Şekil" ibaresi olup, markanın 30/4.sınıfta yer alan ekmek ürünü için kullanılacağı, davacıya ait "ZENGİN EKMEK" ibareli marka başvurusunun 12.05.2005 tarihli YİDK kararına kadar kullanım sonucu KHK'nın 7/son maddesi gereği ayırtedicilik kazandığı, KHK'nın 7/a-c bentleri gereği başvurunun reddedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3872, K. 2011/14650, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama